10 Mayıs 2008 Cumartesi

Roche Çalışanları Doktorları Nasıl Bilir?

14 Mayıs 2005

Roche Çalışanları Doktorları Nasıl Bilir?
Yiyici, Deli, Bela, Geri Zekalı!


EMİNE ALGAN'IN ÖZEL HABERİ

Sadece Neorecormon adlı ilacıyla devleti trilyonlarca lira zarara uğrattığı ortaya çıkan Roche firmasında ele geçirilen belgeler, ilaç şirketi-hekim ilişkilerinin hangi boyutlara vardığını utanç verici biçimde gözler önüne seriyor. Bir ilaç şirketi çalışanlarının tuttuğu rutin notlar, insaniyetin bittiği nokta olarak duruyor önümüzde.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla 13 Ağustos 2004 günü Roche firmasının Levent’teki merkezine baskın yapılarak çuvallar dolusu belgeye el konulmuştu.

Dava dosyasına da giren Roche çalışanlarının not defterleri ve şirket içi yazışmalarda, hangi doktorun hesabına ne kadar para yatırıldığı, kimlere hangi hediyeler verildiği, hesap numaraları ve tarihleriyle birlikte gün gün yazılı. Sistemin nasıl tıkır tıkır işlediğini gösteren bu notlarda başka şeyler de yazılı. Roche çalışanlarının doktorları nasıl bildiği mesela…

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve Başbakanlık Teftiş Kurulu müfettişlerinin titizlikle incelediği Roche çalışanlarına ait defterlerde, Cerrahpaşa, Çapa, Bursa, SSK Samatya, SSK Okmeydanı, Marmara, Haydarpaşa Numune, İzmir gibi başlıklar açılarak hastane listeleri yapılmış. Her hastanenin altında profesör, doçent ve doktor isimleri var. Kimi isimlerin karşılarına çeşitli notlar düşülmüş. İşte bu notlardan sadece birkaçı:

BELA BU, ÇALIŞMAK LAZIM!

Cerrahpaşa listesinde 6 isim var, ilk sırada Prof. E.E.’nin yanında “yiyici, eski TND Başkanı” yazıyor. Yani eski Türkiye Nefroloji Derneği Başkanı. Prof. E, şu anda özel bir hastanede çalışıyor. Aynı listede Prof. M.P. adı ve yanında “deli” notu yer alıyor. Prof. P. de şu anda İstanbul’da bir özel hastanede.

Eskişehir listesinde iki isim var. Prof. M.S.’nin karşısına “geri zekalı” notu düşülmüş. Bu sıfatı neden hak ettiğine dair bir bilgi yok. Kimbilir, belki de pek çok meslektaşının kolayca ikna olduğu yöntemler ona uymadı… Ya da bu kadar masum değil belki, bilemiyoruz. Prof. S., halen aynı hastanede.

SSK Okmeydanı Hastanesi’nin yanına parantez içinde “Diyaliz başlamadı” notu düşülmüş ve altında tek isim var: Prof. Z.M.. Yanındaki not “yiyici”. Prof. M. de halen aynı hastanede, üstelik klinik şefi.

Haydarpaşa Numune Hastanesi listesinde dört isim var. Dr. F.T. için “bela/diyaliz” notu alınmış ve “Cellcept-Prograf çalışması” denmiş.

Cellcept, Roche’un kanser ve böbrek hastalıklarında kullanılan bir ilacı, Prograf ise Eczacıbaşı’na ait muadili. Hakkını teslim etmeli, Roche çalışanı sıkı çalışıyor. Kendi firmasının ilacını yazmadığı için “bela” olan Prof. T.’nin kazanılması gerek. Çeşitli ikna yöntemleri düşünülecek…

Çapa listesinde beş isim var, diyalizin yanındaki ok Prof. S.B.’yi gösteriyor ve şu not düşülmüş: “SF (bir ilaç şirketi) ilişkisi var. Bilgisayar sistem + program.” Notlar kısa ve anlaşılır. Prof. S.B.’yi başka bir firma bağlamış, ama durum her an değişebilir. Roche çalışanının, bu profesörü kendi firmasına çekmesi, alt tarafı bir bilgisayar sistemi ve programa kalmış…

“BENİM YAZIM AMA HATIRLAMIYORUM”

Defterlerden birinde, farklı tarih ve sayfalarda birkaç kez “Yılmaz hocaya 2000 $ yatacak” notu var. Belli ki unutulmuş ya da kimbilir “Yılmaz Hoca” birkaç kez hatırlatmış ve bu not düşülmüş.

Ancak notu alan öyle demiyor. İstanbul Cumhuriyet Savcısı Nazmi Okumuş, defterin sahibi Gökçe Seven’e “nedir bu” diye soruyor. Yanıt: “27 Temmuz 2004 tarihli notlar arasında yer alan ‘Yılmaz Hoca’ya Pegazin’den dolayı 2000 dolar yatacak’ şeklindeki yazı tarafımdan yazılmış olup tekliftir. Ancak bu teklif kabul edilmedi ve ödenmedi.”

Aynı defterde, “hekimlere para verebilmek için serbest meslek makbuzu ile ödeme” diye bir not var. Savcı soruyor, Gökçe Seven yanıtlıyor: “Bu cümle tarafımdan toplantıda not alınmıştır. Ama neden not aldığımı şimdi hatırlayamıyorum.” Belli ki, toplantıda “bilenler” uyarı mahiyetinde bunu söylemiş ve Seven de not etmiş. Yanına da parantez içinde “KT’den maili iste” demiş zaten…

HASTANELERE ÖDEMELER

Roche çalışanları, tek tek kişilerle ilgili tuttukları notların dışında, daha geniş çaplı ve sistematik ödemeleri bilgisayarda yazmış. Bunlardan birinde Mart 2004 sonu değerlendirmesi var. Hangi ilaç için hangi hastanelere ne kadar para ödendiğine dair bilgiler içeriyor. Örnekler şöyle:

PRA: Mart sonu itibariyle 191 hasta sayısına ulaşılmıştır, gönderi sayısı 195’tir. Marmara (11), Haydarpaşa (11) ve Tepecik (35). Şu ana kadar 120 hastalık para yatırılmıştır ve bugünlerde 75 hasta için (10.125.000.000 TL) bir ödeme daha yapılmaktadır.

SIROLIMUS: 41 Sirolimus hastası var. Protokole göre her hasta için en az 5 ölçüm yapılmakla beraber hedef düzeyi sağlamak için yapılan her doz değişikliğinden sonraki 14 gün içinde ölçüm yenileniyor. (Bu not şu anlama geliyor: Firmanın ilaç satışındaki hedef düzeyini tutturmak için hekim hastadan ölçümü sıklıkla yenilemesini istiyor ya da doz değiştiriyor.) Elite Sirolimus için ödenen para listesi de var: 14 Nisan 2004’te 9.644.957.388 + KDV, 9 Mart 2004’te 24.751.832.490 + KDV, 2 Mart 2004’te 7.360.652.376 + KDV.

5300 İSVİÇRE FRANGINI HAK ETTİ!

Mart sonu değerlendirmesinde “Akdeniz ara ödemeleri” başlığı altında şu bilgi yer alıyor: Dr. L.Y.’ye 20 Mayıs 2003’te 2 milyar ve 13 Kasım 2003’te 6 milyar.

Yazıda GATA da yer alıyor ve şöyle deniyor: “Araştırıcı kendine ayrılan bütçenin de döner sermayeye yatırılmasını istiyor. Çalışma sonunda hasta başı 2000 SFR’lik (İsviçre Frangı) bütçeden, yapılan tüm testler düşülerek kalan miktar kuruma yatırılacak.”

Roche çalışanlarının doktorları nasıl yürekten kolladığı, haklarını nasıl gözettiğini gösteren notlar da var. Örneğin Ege Üniversitesi için şöyle denmiş: “Hiç nakit ödeme yapılmadı. Şu ana kadar toplamda 5300 SFR hak ettiler. Kit alınacak.”

HASTA KAYDIRMACA

Roche çalışanlarının notları, ilaç sektörü içinde dönen dolapların açık itirafı. Örneğin 8 Mart 2004 tarihli bir toplantı notunda, “Hesap kapatırken bizim hastalarımız Wyeth’a fatura edilmiş. 20 milyar ödeme yapılması gerekiyor” denmiş. Bu şu demek: Bir tıbbi laboratuvar, yaptığı işlemlerde firmalar arasında hasta kaydırması yaparak kendine ayrıca çıkar sağlıyor. Roche’a fatura etmesi gereken hastaların işlemlerini Wyeth şirketine fatura ettiği için Roche kimbilir ne kadar kâr etti ki, bu laboratuvara 20 milyar ödemesi gerekiyor…

Aynı tarihli sayfada İbn-i Sina hastanesi de ele alınmış ve şöyle denmiş: “Bütçeyi kabul etmiyorlar. 72 milyon X 19 visit/muayene ücreti istiyorlar.”

Roche davasındaki her belge, yıllardır bilinen ama şimdiye dek böylesine açık bir şekilde ortaya konamayan kirli işleyişi somutlaştırıyor. Ve daha yazacak çoook şey var.

http://www.farmamedya.com/index.php?module=haberler&num=ff4d5fbbafdf976cfdc032e3bde78de5

Hiç yorum yok: